2 Ekim 2013 Çarşamba

3. KIZ: Arkadaşa Aşık Olunan An




Çok iyi arkadaş olmuştuk onunla. Aynıydık ya da zamanla aynılaşmıştık. Stadyumda "Buzbağ" içiyorduk. Çimlerde uzanıp dergiler okuyorduk. Kütüphanelere gidip henüz Türkiye'de kitapları basılmamış yazarları keşfediyorduk. Kitapçılar geziyorduk. Hiç bir festivali kaçırmıyor, hem sanatı takip ediyor, hem de sanatla dalga geçiyorduk. En boş olan seanslarda sinemaya gidiyor, içkimizi açıyor, sarhoş oluyor, özetle eğleniyorduk.


Artık güne onunla başlıyor, onunla bitiriyordum. Görüşmediğimiz gün yoktu. Farklı bölümlerde okuyorduk ama kampüste bize ait yerlerimiz vardı. Cep telefonu olmadığı için o dönemlerde böyle bir yol bulmuştuk. Sabah kampüse gelir gelmez, fizik bölümü önündeki bank; ders çıkışlarında rektörlük arkası minik havuz; akşam, topluluk odası; ders çalışılacaksa, kütüphane A2. Bu uzunca bir süre böyle sürdü gitti.



Fakat bir nisan sabahında her şey değişti.



Sabah kampüse gelir gelmez yine fizik çimlerinin oraya yürümeye başladım. O çoktan gelmiş, bankta oturmuş poğaçasını yiyordu. Uzaktan beni gördü, gülümsedi. Ben de afacanlık olsun diye uzaktan hep güldüğü "Steve Buscemi" taklidimi yapmaya başladım. Ağzında poğaça gülmeye başladı. Sonra gülücükler öksürmelere döndü. Koştum hemen yanına. Gözleri kızarmıştı. Bir yandan gülüyor, bir yandan da nefes almaya çalışıyordu. Birden çok şirin gözüktü gözüme. Şapşal bakıyordu. Sırtına vurdum birkaç kez. Fakat elimi çekmedim. Güzel bir sırtı vardı. Kıyafetlerine rağmen cildini hissedebiliyordum.



Sakinleşince döndü "Yapma böyle." dedi. Hemen elimi çektim. Ama onu kastetmemişti. "Yemek yerken güldürmek yok beni." diye devam etti. Poğaça yerken onu izledim. O kadar zarifti ki... Poğaçayı tutarken, sanki gitar tutar gibi parmakları paralel duruyordu. Dökülen kırıntıları diğer elinin serçe parmağıyla pıt pıt diye fırlatıyordu yere.



O kadar yakın iki arkadaş olmuştuk ki geçen 5 ay içinde, önceden hiç ona bu gözle bakmamıştım. Güzel olduğunu, zarif olduğunu, şapşal ve de şirin olduğunu ilk defa farkediyordum. Aşık olmuştum.




Poğaçayı o yemişti ama poğaça benim hayatımı değiştirmişti.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder